HUKUK USULÜ BİLGİSİ 2.HAFTA DERS NOTU

KANUN YOLLARI: Yanlış olan kararların tekrar incelenmesini ve
değiştirilmesini sağlar.
Kararın kanun yollarından geçmesinden sonra veya bu kanun yollarına başvurma
sürelerinin geçirilmesi ile karar kesinleşir; artık onun aleyhine normal bir
kanun yoluna gidilemez.
Kanun yolları nihai kararlar için kabul edilmiştir. Kanun yolları 3 tanedir:

1.temyiz
2.karar düzeltme
3.yargılamanın iadesi (fevkalade kanun yolu)


Kanun Yollarına Başvurmanın Genel Şartları:
Hukuki yarar şartı; kural olarak davacı, lehine bir hükmü temyiz edemez.
Davası kısmen kabul kısmen reddedilen davacının, hükmü temyiz etme hakkı
vardır.
Kendisine karşı açılan dava tamamen reddedilen ve fakat yargılama
giderlerine mahkum edilen davalı da hükmü (yargılama giderlerine ilişkin
bölümü) temyiz edebilir.
Davalı haklı çıkmış olan taraf da, hukuki yararı bulunmak şartı ile, hükmü
temyiz edebilir.
Bir taraf, hukuki yararı varsa, kendi lehine olan yargıtay kararına karşı
karar düzeltme yoluna başvurabilir. Hukuki yararları varsa, her iki taraf da
bir kararı temyiz edebilir.
Her kanun yoluna başvurma belli bir süreye tabidir. Bu süre içinde, bir
karara karşı kanun yoluna başvurulamazsa, kanun yoluna başvurma hakkı düşer.

Kanun yoluna başvurmadan feragat: temyiz talebinin geri alınması.
Temyiz hakkı doğmadan, henüz nihai karar verilmeden önce taraflardan birinin
temyiz hakkından feragat etmesi geçerli değildir.
Buna karşılık bir taraf, temyiz hakkı doğduktan sonra temyiz süresi içinde
temyiz hakkından feragat edebilir ve böylece kararın kesinleşmesini
sağlayabilir.
Bir taraf temyiz yoluna başvurduktan sonra temyiz talebinden feragat
edebilir.
Asıl temyiz eden taraf temyiz talebinden feragat etse bile karşı tarafın
katılma yolu ile temyiz talebi geçerlidir.




TEMYİZ:
Hüküm mahkemesinin kararı yalnız hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu
yapılır.
İncelenen vakıalar tekrar inceleme konusu yapılamaz.
Yeni vakıalar ileri sürülemez (hükümden öce var olan vakıalar)
Temyiz yalnız hukukun yanlış uygulandığı sebebine dayanabilir.
Hüküm verildikten sonra meydana gelen ve hükmü etkileyecek olan vakıalar
yargıtayda ileri sürülebilir.

Temyiz Edilebilen Kararlar:
Kanun tarafından belirlenir.
Kural olarak ilk derece mahkemesinin varmış oldukları bütün nihai kararlar
temyiz edilemez. İstisnai olarak bazı nihai kararlar temyiz edilemez.
Görevsizlik kararı, yetkisizlik kararı, dava dilekçesinin iptali kararı,
hakimin çekinmesi kararı, davanın iptali kararı... temyiz edilebilir.
Davanın konusuz kalması halinde verilen nihai kararlar da temyiz edilebilir.

Temyiz Edilemeyen Kararlar:
1.miktar ve değeri 40 milyon lirayı geçmeyen menkul mal ve alacak davalarına
ilişkin nihai kararlar kesindir. Yani miktar ve değeri 40 milyon lirayı
geçmeyen menkul ve alacak davalarına ilişkin her çeşit hukuk mahkemesi nihai
kararları kesindir, temyiz edilemez.
Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde hükümde, asıl isteminin kabul
edilmeyen bölümü 40 milyon lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur.
Karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, temyiz hakkı olmayan
tarafın düzenleyeceği cevap dilekçesinde hükmü temyiz etmesi mümkündür.


2.özel bir kanun hükmü ile bazı nihai kararların kesin olduğu veya yalnız
başına temyiz edilemeyeceği kabul edilmiş olabilir.

Temyiz edilemeyen kesin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulursa, kararı
veren mahkeme, temyiz isteminin reddine kendisi karar verir.



TEMYİZ (BOZMA) SEBEPLERİ: Nihai kararlar ilk derece mahkemelerinin hukuk
kuralını yanlış uygulamış olması nedeniyle temyiz edilir.

1.maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri
2.usul hukukuna dayanan temyiz sebepleri

maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri: mesela bir haksız fiilden dolayı
tazminat davasında, mahkeme haksız fiil şartları mevcut olmadığı halde
davalıyı tazminata mahkum etmiştir. Bu bir temyiz sebebidir. İlliyet bağı
bulunması gerekir.
Maddi meselenin takdirinde hata edilmesi.

Usul hukukna dayanan temyiz sebepleri: usul hukuku kurallarının yanlış
uygulanması.

1.mutlak temyiz sebepleri: önemli usul hukuku kurallarının yanlış
uygulanması halinde, bu yanlış uygulamanın verilen kararı mutlaka etkilediği
farzolunur ki, bu hallere mutlak temyiz sebebi denir. Bunlar:

a) mahkemenin görevsiz olması
b) tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan bir (aslında iki) dava
hakkında birbirine çelişik kararlar verilmiş olması- birinin bozulması
gerekir-
c) iki taraftan birinin davasını ispat için gösterdiği delillerin kanuni
sebep olmaksızın reddedilmiş olması

d) yargı yolunun caiz olmaması (yani idari mahkemenin görevli olması)
e) bir davaya bakması yasak olan hakimin yargılamaya ve karara iştirak
etmesi

f) vekil ve mümessil olmayan kişiler huzuruyla davaya bakılmış ve hüküm
verilmiş olması

g) hüküm mahkemesinde davanın görülmesi sırasında tarflardan birince bir
usul kuralının yanlış uygulandığını ispat edecek derecede itiraz edildiği
halde mahkemenin bu itirazı incelememiş olması
h) hükmün gerekçesiz olması
i) bütün dava şartlarının bulunmaması
Yargıtay bu sebeplerden birinin mevcut olduğu sonucuna varırsa kararı bozar.

2.nisbi temyiz sebepleri: o usul hukuku kuralı yanlış uygulanmasaydı karar
başka türlü verilecek idi ise, bu hal temyiz sebebi olarak kabul edilir.
İlliyet bağı bulunması gerekir.
Örneğin gerekli olduğu halde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm
verilmiş olması.
Mahkemenin yapmış olduğu usul yanlışlığı sonuç üzerine etkili olmalı. Hükmün
sonucunu etkilemeyen usul yanlışlıkları bozma sebebi sayılmaz.


TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULMASI:
Ancak davanın tarfları başvurabilir.
İhtiyari dava arkadaşları, her biri hükmü yalnız başına temyiz edebilir.
Mecburi dava arkadaşları, verilen hükmü ancak birlikte temyiz edebilirler.
“Hukuki yararın” bulnması gerekli.


Temyiz Süresi:
1. Asliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 15 gündür. Bu süre
ilamın taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye
başlar
.
2. Sulh mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 8 gündür. Bu süre ilamın
taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
İş mahkemelerinde süre 8 gündür. Bu süre tefhim ile başlar.

3. Bir tarafın davayı vekil aracılığı ile takip etmesi halinde, hüküm vekile
tebliğ edilir. Süre bu tebligat ile başlar.

4. Bu süreler geçtikten sonra temyize başvurulamaz.

Temyiz süresini arzu ve ihtiyarı dışında bir nedenle kaçırmış olan taraf,
eski hale getirme yoluna başvurmak ve aynı zamanda hükmü temyiz etmek
suretiyle hükmün temyizen incelenmesini sağlayabilir. Bundan başka, temyiz
süresini geçirmiş olan taraf, diğer tarafın süresinde yaptığı temyiz talebi
üzerine, cevap süresi içinde hükmü temyiz edebilir. (katılma yolu ile
temyiz)



Temyiz Talebi:
Bir kararın temyizen incelenebilmesi için taraflardan birinin kararı temyiz
etmiş olması gerekir.(mutlaka)

temyiz dilekçesi: temyiz talebi dilekçe ile yapılır. Bu dilekçeye aleyhine
temyiz edilenlerin sayısı kadar suret eklenmelidir.
Temyiz dilekçesi temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan hükmü
yeterince belli edecek kayıtları taşıması halinde diğer şartlar bulunmasa
bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır.
Temyiz dilekçesi kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine
verilebilir.
Temyiz dilekçesi verilirken temyiz eden tarafından gerekli harç ve giderin
tamamı ödenir.

temyiz dilekçesine cevap (cevap lahiyası) temyiz dilekçesi hükmü veren
mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf bu tebliğ
gününden başlayarak 10 gün içinde hükmü veren mahkemeye veya başka bir
mahkemeye cevap dilekçesi verebilir.
Karşı taraf hükmü, süresi içinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde
hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir.
(katılma yolu ile temyiz)

dosyanın yargıtaya gönderilmesi: temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve
giderlerin tamamının ödenmesi gerekir. Eksik ödenmiş ise kararı veren
mahkeme başkanı tarafından 7 günlük kesin süre verilir. Verilen süre içinde
harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararın, temyiz edilmemiş
sayılmasına karar verir. Temyiz eden, mahkemenin kararının temyiz edilmemiş
sayılmasına ilişkin bu kararını, kararın kendisine tebliğinden itibaren 7
gün içinde temyiz edebilir.

mahkemenin temyiz talebini reddetmesi: temyiz talebini reddetme yetkisi
yargıtaya aittir.

2 durumda kararı veren mahkeme temyiz talebinin reddine karar verebilir:

1.temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılırsa
2.temyizi kabil olmayan bir karar ilişkin olursa
Bu durumlarda ret kararını kendiliğinden temyiz edene tebliğ eder. Bu ret
kararı tebliğinden itibaren 7 gün içinde temyiz edilebilir. Yargıtay temyiz
isteminin reddine ilişkin kararı bozarsa, ilk temyiz dilekçesine göre temyiz
istemini inceler.

Temyiz Yoluna Başvurmanın Hükmün icrasına Etkisi: bir hükmün aleyhine temyiz
yoluna başvurulmuş olması kural olarak hükmün icrasını durdurmaz.
Konusu para veya menkul mal olan hükümlerde, teminat göstererek yargıtaydan
icranın geri bırakılması kararı almak suretiyle hükmün icrası
durdurulabilir.
Bazı hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez: gayrimenkule ve buna ilişkin
ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna dair hükümler gibi. Bu hükümlerin
temyiz edilmesi kendiliğinden icrayı durdurur.

Yorum Yaz